35.000 METRE YÜKSEKLİKTE RECEP TAYYİP ERDOĞAN’IN YAPTIĞI HAREKET TÜRKİYE’Yİ DERİN BİR SESSİZLİĞE BOĞDU
İstanbul’dan Antalya’ya yapılan sıradan bir tarifeli uçuşun, Türkiye’nin en çok konuşulan olaylarından birine dönüşeceğini hiç kimse beklemiyordu.
TK247 sefer sayılı uçakta başlayan rutin yolculuk, kısa süre içinde duygu dolu anlara, şaşkınlığa ve insanlığın ön plana çıktığı unutulmaz bir hikâyeye dönüştü. Bugün sosyal medyada ve televizyon programlarında konuşulan tek konu neredeyse bu olay.
Yolcuların anlattıklarına göre her şey uçak yaklaşık 35.000 feet yüksekliğe ulaştıktan kısa süre sonra başladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, protokol ekibinin bazı üyeleriyle birlikte business class bölümünde seyahat ediyordu. Yolcuların büyük çoğunluğu onların uçakta bulunduğunu fark etmemişti bile.
Kabinde sakin ve huzurlu bir atmosfer hâkimdi.
Ancak ardından hiç kimsenin beklemediği bir şey yaşandı.
Bir kabin görevlisi sessizce Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanına gelerek uçağın arka bölümünde yalnız seyahat eden yaşlı bir Türk gazisinin bulunduğunu söyledi. İddiaya göre bu kişi yıllar boyunca ülkesine hizmet etmişti.
Cumhurbaşkanı birkaç saniye sessiz kaldı.
Daha sonra yavaşça ayağa kalktı.
Yolcular merakla onu izlemeye başladı. Erdoğan tek kelime etmeden ekonomi sınıfına doğru yürüdü.
Gazinin yanına geldiğinde hafifçe eğildi, elini sıktı ve alçak sesle şunları söyledi:
“Bu ülke için sizin yaptıklarınızı ben ömrüm boyunca yapamam.”
Yaşlı adam gergin ama gururlu bir tebessümle karşılık verdi.
Ancak asıl şaşkınlık bundan sonra yaşandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan kendi business class koltuğunu gaziye teklif etti ve yolculuğun geri kalanını orada geçirmesini istedi.
Bir anlığına bütün kabin donup kaldı.
Bazı yolcular bunun özel bir konuşma olduğunu düşündü.
Gazi nazikçe teklifi reddetmeye çalıştı ancak Erdoğan birkaç kez ısrar etti.
Yakında oturan bir yolcunun aktardığına göre Cumhurbaşkanı şu ifadeyi kullandı:
“Bugün konuşma sırası sizde.”
Sonunda yaşlı adam teklifi kabul etti ve kabinin farklı noktalarından alkış sesleri yükselmeye başladı.
Ancak hikâye burada sona ermedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan arka sıralarda oturarak diğer yolcularla sohbet etmeye başladı.
Genç bir anne yükselen kira fiyatlarından bahsetti.
Bir esnaf iş yerini ayakta tutmanın ne kadar zorlaştığını anlattı.
Başka bir yolcu ise birçok ailenin yaşadığı ekonomik sıkıntılardan söz etti.
Görgü tanıklarına göre Erdoğan herkesi dikkatle dinledi, hiçbir sözünü kesmedi ve telefonuna dahi bakmadı.
Bir yolcu daha sonra şunları söyledi:
“Bu siyasi bir gösteriden çok insanların birbirini dinlediği samimi bir sohbet gibiydi.”
Uçaktaki duygusal atmosfer giderek yoğunlaşıyordu.
Bazı yolcular sessizce görüntü kaydı alırken bazıları sadece olanları izliyordu.
Hatta bir kabin görevlisinin gözyaşlarını tutamadığı iddia edildi.
Yirmi yıllık meslek hayatında böyle bir olaya hiç tanıklık etmediğini söyleyen mürettebat üyeleri olduğu öne sürüldü.
Ancak en etkileyici an henüz yaşanmamıştı.

Yaklaşık bir saat sonra yaşlı gazi yerinden kalkarak tekrar Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanına geldi.
Çoğu kişi koltuğu geri vermek istediğini düşündü.
Fakat olanlar herkesi şaşırttı.
Titreyen sesiyle konuşan yaşlı adam, eşini birkaç ay önce kaybettiğini ve bu yolculuğun onun vefatından sonra yaptığı ilk seyahat olduğunu anlattı.
Kabinde derin bir sessizlik oluştu.
Birçok kişi kayıt yapmayı bıraktı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan onu dikkatle dinledi.
Ardından elini tuttu ve şu sözleri söyledi:
“Yalnız değilsiniz.”
Tanıkların ifadelerine göre o anda birçok yolcunun gözleri doldu.
Bir kadın yolcu yaşananları şu sözlerle anlattı:
“Bunu tarif etmek gerçekten zor. O an kimse siyaset düşünmüyordu. Sadece insanlık vardı.”
Uçak Antalya Havalimanı’na indiğinde olayın etkisi devam ediyordu.
Birçok yolcu çıkış kapısında bekleyerek yaşlı gaziye teşekkür etti ve onunla vedalaştı.
Havalimanında bulunan çalışanlar ve yolcular dakikalar boyunca yaşananları konuştu.
Bazı çalışanlar böylesine sessiz ama etkili bir anın etrafında bu kadar çok insanın toplandığını daha önce hiç görmediklerini söyledi.
Ancak hikâyenin etkisini büyüten son bir detay daha vardı.

Tanıklara göre Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Emine Erdoğan havalimanından sessizce ayrılmaya çalıştı, herhangi bir açıklama yapmadı ve kameralardan uzak durdu.
Fakat artık çok geçti.
Uçakta çekilen görüntüler inişten kısa süre sonra sosyal medyada yayılmaya başladı.
Saatler içinde milyonlarca kişi videoları izledi.
Tepkiler adeta patlama yaptı.
Bazı kullanıcılar bu davranışı “yıllardır görülen en insani hareketlerden biri” olarak tanımlarken, bazıları ise en etkileyici kısmın koltuk değişimi değil, olayın tamamen doğal ve gösterişsiz biçimde gerçekleşmesi olduğunu savundu.
“Ne kamera aradı ne de bunu bir şova dönüştürdü,” diye yazdı bir kullanıcı.
“İnsanları asıl etkileyen şey buydu,” yorumunu yaptı bir başkası.
Elbette eleştiriler de gecikmedi.
Bazı kesimler olayın siyasi amaçlarla kullanılabileceğini öne sürerken, bazıları videoların nasıl bu kadar hızlı yayıldığını sorguladı.
Ancak tartışmalar bile insanların ilgisini azaltmadı.
Çünkü o uçakta bulunan yolcuların çoğu aynı konuda hemfikirdi:
35.000 feet yükseklikte geçen birkaç dakika boyunca, birbirini tanımayan insanların bulunduğu bir uçakta siyaset, seçimler ve kutuplaşma unutuldu.
Ve herkes çok daha basit bir gerçeği hatırladı:
Bazen sessiz bir iyilik hareketi, koskoca bir ülkeyi durup düşünmeye zorlayabilir.