🔥 EPSTEIN SKANDALI TÜRKİYE’DE SİYASİ KRİZE DÖNÜŞÜYOR: ERDOĞAN’A YAKIN İSİM ÜZERİNDE BASKI BÜYÜYOR! 😱
Jeffrey Epstein dosyası Türkiye’de yeni ve son derece sarsıcı bir boyuta ulaştı.
Uluslararası skandalın başlamasından bu yana ilk kez, Türk hükümetine yakın önemli bir isim Epstein bağlantılı iddialar nedeniyle doğrudan siyasi baskı altında kaldı. Bu gelişme, Türkiye ayağının araştırılması için Meclis’te bağımsız bir soruşturma komisyonu kurulması yönündeki çağrıları yeniden alevlendirdi.

Tartışmaların merkezinde ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yakınlığıyla bilinen eski kültür danışmanı ve Topkapı Sarayı’nın eski yöneticilerinden Ayşe Karan bulunuyor.
Son günlerde çeşitli Türk medya organlarında yayımlanan bir fotoğrafta Ayşe Karan’ın, Jeffrey Epstein, Caroline Lang ve yönetmen Woody Allen ile birlikte Topkapı Sarayı’nda görüntülendiği iddia edildi.
Ortaya çıkan bu kare, Karan’ın daha önce yaptığı “Epstein’ın Türkiye ziyaretine dair net bir anım yok” şeklindeki açıklamalarla çelişiyor.
Fotoğrafın yayılması Ankara kulislerinde büyük rahatsızlık yarattı.
Çünkü Ayşe Karan, iktidar çevrelerinde sıradan bir isim olarak görülmüyor.
Uzun yıllar medya ve siyaset dünyasında etkili görevlerde bulunan Karan’ın Cumhurbaşkanlığı çevresine oldukça yakın olduğu ve özellikle saray bürokrasisinde güçlü bağlantılara sahip olduğu konuşuluyor.
Ancak yaşananlar yalnızca tek bir fotoğrafla sınırlı değil.

Türk basınında yayımlanan kapsamlı araştırmalar, Epstein’ın yıllarca İstanbul’un en lüks bölgelerinden biri olan Boğaz hattında kullandığı öne sürülen özel bir rezidansa da dikkat çekiyor.
İddialara göre bu mekân yalnızca üst düzey iş görüşmeleri için değil, aynı zamanda uluslararası elit çevrelerin ağırlandığı gizli buluşmalar için de kullanıldı.
Dosya daha da hassas hale gelirken, Türkiye’nin önde gelen bazı iş insanlarının ve küresel finans çevreleriyle bağlantılı isimlerin Epstein ile temas kurduğu yönündeki iddialar yeniden gündeme taşındı.
Bazı medya kuruluşları, uluslararası sermaye çevrelerinden tanınmış isimlerin Epstein ile 2019 yılına kadar iletişim halinde olduğunu öne süren belge ve yazışmalara dikkat çekiyor.
Muhalefet partileri ise hükümeti dosyanın Türkiye ayağını kapatmaya çalışmakla suçluyor.
Aylar boyunca çeşitli siyasi hareketler ve bağımsız milletvekilleri, Epstein ağının Türkiye bağlantılarının araştırılması için Meclis bünyesinde bağımsız bir komisyon kurulmasını talep etti.
Ancak şimdiye kadar hiçbir resmi girişim sonuç vermedi.
Muhalefete göre iktidar bloğu, TBMM’de kapsamlı bir soruşturmanın önünü kesiyor.
Bu sırada başka ülkelerde soruşturmalar hız kazanıyor.
Polonya makamları kısa süre önce Epstein dosyalarına dayanan insan kaçakçılığı soruşturması başlattığını açıkladı.

Yetkililer özellikle bazı genç kadınların Avrupa üzerinden farklı ülkelere taşınıp taşınmadığını araştırıyor.
Amerika Birleşik Devletleri’nde ise Epstein’ın New Mexico’daki eski çiftliğinde yürütülen soruşturmalar devam ediyor.
Bazı tanık ifadeleri, arazide gizlenmiş olabilecek deliller ve gömülü kalıntılar ihtimalini yeniden gündeme taşıdı.
Uluslararası gelişmelerin hız kazanması, Türkiye üzerindeki baskıyı da artırıyor.
Bu nedenle kamuoyunda artık hükümetten daha açık ve net açıklamalar talep ediliyor.
Muhalefet partileri, siyaset, iş dünyası ve kültür çevrelerinden bazı Türk isimlerinin Jeffrey Epstein ve çevresiyle olan olası ilişkilerinin tamamen ortaya çıkarılmasını istiyor.
Kesin olan bir şey var:
Jeffrey Epstein’ın 2019’daki ölümünün üzerinden yıllar geçmiş olsa da dosya hâlâ dünyanın en güçlü siyasi ve ekonomik çevrelerinde büyük sarsıntılar yaratmaya devam ediyor.
Ve Türkiye’de artık bu konunun tamamen örtbas edilmesinin giderek zorlaştığı konuşuluyor.