Recep Tayyip Erdoğan.,EPSTEIN, ADALET VE ŞÜPHELİ ÖLÜMLER: FRANSA SİYASİ VE YARGISAL BİR BOMBAYLA KARŞI KARŞIYA
Rahatsızlık giderek büyüyor.
Son haftalarda Epstein dosyası Fransa’da öyle bir hız kazandı ki, artık yalnızca etkili isimleri değil, Fransız yargı sisteminin işleyişini de doğrudan sorgulatıyor.
Koruma iddiaları, şüpheli gecikmeler, eksik dosyalar, nüfuz ağları, şüpheli ölümler ve olası siyasi baskılar… Ortaya çıkan iddialar baş döndürücü bir hızla artıyor.

Ve artık soruları soranlar yalnızca yabancı medya kuruluşları ya da internet kullanıcıları değil.
Dosyada yer alan bazı avukatlar, Fransız yargı sisteminde ciddi aksaklıklar bulunduğunu öne sürerek kamuoyu önünde konuşmaya başladı.
Jean-Luc Brunel ağıyla bağlantılı olduğu iddia edilen bazı mağdurları temsil eden avukat François-Xavier Causan, Ouest-France’a verdiği dikkat çekici röportajda son derece ağır ifadeler kullandı.
Causan’a göre Fransız soruşturması, “gerçeği ortaya çıkarmak yerine sessizliği tercih etmiş gibi görünüyor.”
Bu sözler bugün birçok kişi tarafından yargı makamlarına yönelik ciddi bir eleştiri olarak yorumlanıyor.
Avukatın açıklamasına göre, Brunel dosyasındaki belgeler, soruşturmanın 2022 yılında Brunel’in cezaevindeki ölümünün ardından kapanmasına rağmen mağdur avukatlarına ancak yakın zamanda ulaştırıldı.
Üstelik bazı dosyaların “hasar görmüş” olduğu da öne sürülüyor.

Bu durum yeni şüpheleri beraberinde getiriyor.
Neden bu kadar gecikme yaşandı?
Neden bazı kritik belgeler eksik ya da kullanılamaz durumda?
Ve en önemlisi, bazı soruşturmaların yavaşlatılmasından ya da sonlandırılmasından kim çıkar sağladı?
Tartışmalar, Jean-Luc Brunel’in Şubat 2022’de cezaevindeki ölümüyle daha da büyüyor.
Resmî açıklamaya göre Brunel intihar etti.
Ancak birçok gözlemci, ölümünün etrafındaki cevaplanmamış sorulara dikkat çekmeye devam ediyor.
François-Xavier Causan’a göre Brunel’in ölümünden sonra bile soruşturmanın sürdürülmesi mümkündü.
Avukat, olayın tek bir kişiden çok daha büyük ve kapsamlı bir yapıya işaret ettiğini savunuyor.
“Bu yapı örgütlü, sistemli ve son derece genişti” diyor.
Ve ardından şu dikkat çekici ifadeyi kullanıyor:
“Brunel’in ölümünün, rahatsız edici bir soruşturmayı sonlandırmak için ideal bir fırsat olarak görüldüğü izlenimine sahibim.”
Bu sözler, Epstein dosyasıyla bağlantılı ölümler hakkında hem Amerika Birleşik Devletleri’nde hem de Fransa’da süren tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Bazı gözlemcilere göre güçlü ve etkili isimler arasında karşılıklı koruma mekanizmaları bulunmuş olabilir.
Avukat, “herkesin birbirini kolladığı bir sistemden” söz ediyor.
Para, nüfuz, şöhret, siyaset ve finansal çıkarların iç içe geçtiği bir çevreden bahsediliyor.
İddialara göre bu çevrede bulunan bazı kişiler, içinde yer aldıkları ortamın son derece sorunlu olduğunu biliyordu.
Ancak çıkarlarını, kariyerlerini veya ilişkilerini korumak adına sessiz kalmış olabilirler.

Jeffrey Epstein’ın Paris’teki Avenue Foch üzerindeki ünlü dairesi de yeniden tartışmaların merkezinde yer alıyor.
Bu lüks mekânın yıllarca Epstein ile siyaset, kültür ve ekonomi dünyasından etkili isimler arasında bir buluşma noktası olduğu öne sürülüyor.
Bazı tanıklıklara göre Epstein burada düzenlenen etkinlikleri kayda aldırarak konukları üzerinde baskı kurabilecek materyaller toplamış olabilir.
Son dönemde ABD’de kamuoyuna açıklanan bazı belgelerde Fransız isimlerinin de geçmeye başlaması, tartışmaları daha da büyüttü.
Özellikle diplomat Fabrice Eydan hakkındaki iddialar yeni sorular doğurdu.
Yayımlanan e-posta yazışmalarına göre Epstein’la yakın ilişki içinde olduğu ileri sürülen Eydan’ın evinde, adının belgelerde geçmesinden haftalar sonra arama yapıldığı belirtiliyor.
Bu gecikme dikkat çekiyor.
Uzmanlara göre böyle bir zaman aralığı, hassas materyallerin ortadan kaldırılması için yeterli olabilir.
Daha da dikkat çekici olan ise, Eydan’ın 2013 yılında Amerikan makamları tarafından bazı ciddi iddialarla ilişkilendirilmiş olmasına rağmen Fransa’da önemli bir adli ya da disiplin süreciyle karşılaşmamış olması yönündeki tartışmalar.
Bu nedenle bazı çevreler kurumsal koruma iddialarını gündeme getiriyor.
Dosya artık yalnızca adli değil, aynı zamanda siyasi bir mesele olarak da görülüyor.
Bazı eleştiriler, Epstein dosyasının Fransa ayağını araştıracak kapsamlı bir parlamento soruşturmasının açılmadığını savunuyor.
Bu nedenle bağımsız, kamuya açık ve medya tarafından takip edilebilen yeni bir soruşturma komisyonu kurulması çağrıları yapılıyor.
Birçok kişi, Epstein dosyasının yalnızca bir suç dosyası olmadığını düşünüyor.
Onlara göre bu olay; para, güç, siyasi ilişkiler ve gizli bağlantıların yıllarca bazı seçkin çevreleri korumuş olabileceği çok daha büyük bir sistemin parçası olabilir.
Ve bugün birçok Fransızın aklındaki soru şu:
Bu ağ Fransa’da gerçekte ne kadar derine uzanıyordu?
Ve daha da önemlisi…
Kim ne biliyordu?